Salı, Haziran 07, 2011

ilk 6*








Moda tasarımcıları ve syling yapan güzide kişiliklerin buluştuğu bir oluşum daha.Fransa ve İtalya'da styling yapan ve moda tasarımı ile uğraşan insanların tabii ki bir araya gelme sebebi vardı;hem yeni açılan butik ve tasarımcılarının tanıtımı hem de Fransa ve İtalya'da ki en iyi 6 moda bloğunu seçmek.Kendi açımdan çok zorlandığımı söylemek zorundayım çünkü beğendiğim moda blogları sadece 6 ils sınırlı değildi ve aralarından bu 6yı seçmemiz işi zorlaştırdı.Bu seçilen moda blogları; bizlerin içinde bulunduğu çekimlerde hem asistanlık ve gözlemci olarak bulunabilecekler. Aslında blogların bu tür şeyler için kullanılmasına uyuz olan biriyim ben, bloggerların da sığıntı gibi her davete cumburlop atlamalarına da uyuzum ama bu bence çok eğitici bir şans olucak.Seçilen 6 blog sahibeside modanın içinden gelen insanlar: biri fashion technologhy mezunu, diğeri moda tasarımcısı, diğeri moda gazeteciliği mezunu ,diğeri moda fotoğrafçılığında okuyor! Seçimimi yaparken ve genelde diğer arkadaşlarımın da seçim yaparken en çok dikkat ettiğimiz şey adayların moda eğitimi almış olmalarıydı.Sadece giydiği kıyafeleri sergileyip altına marasına yazan hiçbir bloğu moda bloğu olarak değerlendirmedik.Moda kavramına bilinçli olarak yaklaşan yaratıcı,özgün ve sanatla içiçe olan insanları seçmeye çalıştık Malum moda eğitimi almayan,elini kumaşa sürmeyen,eline iğne iplik alıp kumaşla temasını yaşamamış,kumaş kimyasını bilmeyen,defile okumasını bilmeyen insanlar moda yorumu yapıyor.Bu benim finans eğitimi almadan borsa hakkında ahkam kesmeme benziyor.


brule finger*

*devil will hack your cremebrule*collage!

I love this game*










Yahu hatırlıyorum o çekim günü hava ne kadar soğuktu da 2 er kişi mankenin dudakları morardı diye bir günlük iş 4 güne sarkmıştı.Zaten hep öyle olur ya o gün don gerçekleşir ya da çöl sıcakları gelir.Ekibin yüzde sekseninin Güney Kore'li olduğu harika bir çekimdi kendileri ve bizi tamamen ters köşeye yatıran bir model ile tanışma fırsatı bulduk .Bazen görüşmeye gelen ve donuk olan bir model kamerayı görünce bambaşka bir yaratığa dönüşebiliyor.Bazen ise tam ama tam tersi; çok yakışıklıbir model kamera karşısında sıçabiliyor.Bir zamandan bu seçimler o kadar keyifli hal alıyor ki insanların içinde başka kimler çıkacak diye heyecan duyuyorsunuz ve o çekimi dört gözle bekliyorsunuz .Bir insanın tavus kuşu gibi açılıp sizi yeni kamera hikayelerine sürüklemesini izliyorsunuz.I love this game!


Pazartesi, Haziran 06, 2011

for onemedico*

Haribo yerken efkar yapmıştım ve seni düşünerek ID kapağına haribo heads giydirmesi yaptım.Onemedico ben seni çok özledim ne yapacaz?Saatlerce aşk hayatımızı masaya yatırma zevkinden artık mahrumuz.Dedikodular birikiyor, ne yapıcaz?Skype batağına batsak mı ?

döneydik mi*





Geri mi döneydik?Ölümüne sarhoş olup Katy B - Easy Please Me her çaldığında ayaklansa mıydık?Dünyanın en güzel dondurmacısının kazanına düşme fantazimizi gerçekleştirsek miydik?



şeher hayatına back tuşu*










Taaa uzaklardan canlarım cananlarım gelince 2 günlük StTropez kaçamağı faz oldu .Gel gör ki şehrin hummalı koşuşturmacasına back tuşu yapma konusunda geç kalmadık .Bal gibi de amele yanığıyım,acilen bi solaryum bulup olayı dengelemem lazım .Yanmaktan nefret eden benim başıma gelenlere bakın hele ya, şeherde 'durmağğ yoğğ yola bayıra dewam ampülü' gibi parlıyorum.Ağlasam yeridir, kırmızı burnumu ne siz sorun ne ben söyliyim !İnsan niye yanar abicim yemin ederim anlamış değilim.

Cuma, Haziran 03, 2011

az*

----seni az tanıyorum... az... sen de fark ettin mi? az dediğin, küçücük bir kelime. sadece a ve z. sadece iki harf. ama aralarında koca bir alfabe var. o alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var.sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. biri başlangıç, diğeri son. ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. yan yana gelip de birlikte okunmak için. aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. senin ve benim gibi...------Hakan Günday/AZ


ne var yani olamaz mı?









Tarihi geçmiş bir yoğurt gibi hissedebilirsin kendini,ne var yani olamaz mı?/Müge Anlı izlemeyi özlemiş olabilirsin, ne var yani olamaz mı?/19 Haziran doğum günüm ve 1 yaş daha atacam diye sinyallerdeyim, ne var yani olamaz mı?/Girdiğim her cafeye aşık olup ben de bir cafe açmak istiyorum, ne var yani olamaz mı?/Aynı anda birden çok kişiyi özlüyorum ,ne var yani olamaz mı?/Hakan Kurşun-boşu boşuna şarkısını üstüste birden fazla dinlemek gayet normaldir,ne var yani olamaz mı?/Aynaya bakınca kendimi insan olarak görüyorum, ne var yani olamaz mı?



Perşembe, Haziran 02, 2011

karışsın istiyorum*



Gördüğüm insanların gözlerini,dudaklarını değiştiriyorum.Yeni gözler çiziyorum onlara, kalemi iyice bastırıp katarak ameliyatı yapıyorum bazen.Kimine bir uzman gibi gözlük yazıyorum ve gözlük çizmeye bayılıyorum.Sonra sıra yeni dudaklara geliyor, konduruyorum çekinmeden.Bambaşka dudaklar.Metroda oturan kadının dudağını garson kadının suratına çiziyorum.Herşey birbirine karışsın istiyorum gözler,dudaklar,çizgiler ve hayatlar!



cuts you up*


Tipine yandığımın,miah!>>>> Peter Murphy - Hurt

ay nasıl barışığım incecik belimle*
















İlk çekim tamamlandı.Fransa güzeli ve Fransa üçüncü güzeli ile yapılan dış çekim. Fransa güzelinin bacaklarını çok yakından görünce doğal fotoşopu görmüş oldum.Eve gider gitmez ayna karşısında kendi bacaklarıma ve incecik belime baktım hemen,,,,niahhhhh.Bır yerde bi hata var ama nirdeeeeeeeeeeeeee:))))))))Kendimi davetli olduğumuz bi kaç sergiye atıp kafayı daağatmaya çalıştım ama akşam pijamamı giyerken yine bacaklarla ve belle gözgöze geldim.''Ulan onlar bacaksa bunlar ne?'' dedim .Sonra pozitif enerji kelebeği olıyım ''ahh ben kendimi seviyorum, sıfır beden değilim ama çok mutluyum'' falan dedim kendime.Ben gidip kendimle barışık barışık mekik çekiiiimmm bari.

Perec>-e leri at Prc!

Kıvırcık/kedici/deneysel/gönül tufanı insanı/yazının delisi/arşiv manyaağı/le grand palindrome insanı/-e harfini pek sevmeyen insan/kelimelerin Bach'ı/harikalar odası/a void.

Ah Perec ,seni sevmem için tonlarca sebebim var elimde .Sen gönlüme "şimdi sessizliğin dehşetinde yaşıyorsun. ama sen herkesten daha sessiz değil misin?"sorunla yer etsen de, her cümlen ruhuma nakşediliyor bundan emin ol!Sevgilerimle Değer>-e leri at Dğr!

Çarşamba, Haziran 01, 2011

hadi lö bismillah*



Benim şu meşhur gri bulutlarıma ihtiyacımız vardı.Bunun için en doğru yerdeyiz galiba!Fransa güzeli ile çekimlere start aldık ,hadi bismillah!

I'm a pitbull in time *



Konsere gidecek olanlar benim yerime de omuz omuza sıçrasın ve Say hello to the angels ve Creme'de avazı çıktığı kadar bağırsın.Paul Banks viskisinden yudum yudum yudumlara geldikçe 'Rest my chemistry' diyecektir, işte orda durmak yok yola devam canlar!

Interpol - Take You On A Cruise dünyanın en güzel sözlerine sahip şarkısıdır ,ondan dolayı aşk yaşarız bu şarkıyla.Tam 'It's the circles inside.An anatomy of kisses' dediği an tüm eski sevgililerimin aklına ben geliyim.Aklınıza sıçıımmmm,yok lan seviyom hepinizi!Hepize ilk günkü kadar aşığım ,ondan şarkının içinde geçen 'im a pitbull in time' sözü aşklarımızın sebzesi olarak hepinize gelsin.Gidenlere muhteşem konserler ve güzel kulaklar!

generalmente ikizler vakayı vakvakıyesi*










Günlerdir 'saçlarımı kestirsem mi acaba' tusunamilerinde kaybolup duruyorum.Hazır buranın en iyi saç kırpan insanı Alissa ile kapı komşusuyken; etinden, sütünden ve yumurtasından yararlanmak istiyorum.Ama sonra her sağlıklı ikizler burcu kadını gibi vazgeçiyorum .Dün 2km yol teperken çok düşündüm 'tamam son kararım,kestiricem' dedim ama sonra bi kaç tehdit aldım ve geri adım atmak zorunda kaldım.Saç kesim isteğini depresyon tetikleyicisi olarak algılayan insan sorusu olan;''Depresyonda mısın?'' sorusunu bir Fırat edasıyla 'götüme-bokuma' diye başımdan savdım.Nasılsa anlamıyorlar .

'Senin saçından bize ne yaaa' demeyin ama okurken, sonuçta ben de bir kadınım ve bir kadının sınırsız olarak saçlarından bahsetme hakkı vardır. Dişi olarak dünyaya geldiyseniz limitsiz saç konusu açabilir ve bundan 90 yaşında bile sıkılmazsınız.Kestiriyim mi kestir miyim mi?Kestirip tam bir coco olup,cigaramı kapıp Henri-Georges Clouzot's Inferno 'nun içine dalıyım mı?Ben bir vaka mıyım?