Cumartesi, Haziran 12, 2010

Oysa*





Oysa halının altına
süpürmedim ben seni.

linkölaj çalışması*



1)Melih Altınok yılın yazısını yazdı ve kıçından anlayamayacaklar için beyin cimnastiği tadında .
2)İçinde kuş olmayan kafesleri seviyorum.
3)Karanlık ve birden korku filmine plato oluşturabilecek evlerin içine girmek istiyorum ve hatta bodrum katına inmek istiyorum!
4)Only the young die young,gacılı macılı likölaj.
5)Naber?
-
-
-
mininot:Fotoya egzotik meyve koydum ki hep egzotik meyveler yerim havası essin .Sabah kahvaltımı; Ezine peyniri,domat ve hıyar eşliğinde yaptığımı bloğa koymamam gerekiyordu.Hep egzotik ve sıradışı takılırımı ispat için bunu koymam lazımdı dostlar.

Çarşamba, Haziran 09, 2010

Tous les matins du monde*



'Dünyanın bütün sabahları dönüşsüzdür' diyen garip adam ,
Halüsinasyonu resmettirecek kadar aşık,
Bir filme sığmıycak kadar enteresan adam!

tarihin kozlu sayfaları*









Dönem kıyafetleri tutkunları bir araya gelince ortaya güzel bir sergi çıkar .Hem dönem kıyatlerini tasarımlarına yansıtanlar hemide moda tarihi araştırmacılarının bir araya geldiği güzel ve verimli bi yapılanma.
Yıl 2008
Mrs.Ferro'ya teşekkürleri borç bilmek şart.

Salı, Haziran 08, 2010

Pazartesi, Haziran 07, 2010

bir ki üç nokta...



Nasıl kıyafetlerin modası varsa.....kelimelerin, cümlelerin ve tabii ki noktalama işaretlerin.de var....Her şey trendlerin gözetiminde....
-
Son zamanlar en çok dikkatimi çeken üç nokta yanyana salgını.Bi kaç baba köşe yazarı ve S.Duman'ın bangır bangır yazdıkları ve gençlerin nokta ve virgül kullanmak yerine artık tamamen üç nokta kullandıkları mevzusu.Bunun nedeni; hem ekşi sözlük hemide yazarın yazılarında 'kitap okumamaya ve cümle bütününün hazzını almamaya' dayandırılsa da , bana göre nedeni 'farklı olmaya çalışmak'tır.Konu hakkında yazanlar bu üç nokta olayını ''GeLioRum-GiDyRm'' gibi kullanımlarla aynı tehlike kefesinde görüyorlar.Teenagelerin kendilerine ait bir alfabe ve noktalama işaretleri yarattıkları kesin.O yüzden Facebook sınırları dahilindecbaşlatılan 'noktamı geri verin' aktiviteleri sesini duyurmaya başlayacak gibi görünüyor.
-
Ekşi Sözlük bünyesinde bissürü başlık açılmış bu konu hakkında ve hepsi iyi yazmış.Kendim yazmak yerine onlara yer verecağim efenim.Harika yorumlar arasından bir tanesi (daha niceleri bu başlığın ikinci sayfasında) .
-
Üç noktayı ota boka kullananlar bize ne anlatmak ister?Otlu Peynir yorumu ile karşınızda:
"Ben aslında bir duygu pınarında yüzüyorum, böyle bir cümle yazdım buraya ama sen buna bakıp notumu hemen verme, ben aslında çok daha dolu, anlatmak istediği çok daha fazla şeyi olan bir insanım; bu cümlem de göründüğünden çok daha derin anlamlar içeriyor, aynı benim gibi; ayriyetten eğer bu cümleyle ayni görüşte değilsen, hakkımda kötü düşünme, üç noktayı kullanarak anlamı istediğin yöne çek; ben böyle yazdım ama o üç noktayla sana göz kırpıyorum bak!" diyen zihniyet
Bu zihniyetteki insanlar cümlelerine anlam katmak ve kendilerini ifade etmek için kolay yolu seçip üç nokta koyma metoduna başvururlar. bu, bir süre sonra alışkanlık haline gelir ve artık "ben ekmek almaya gidiyorum." yazarken bile üç nokta koyarlar. eğer öyle yazmazlarsa karşılarindaki kişinin, "aaaa, ne kadar banal! ekmek almaya gidiyor. yuh be! çok sığ bir insanmış bu." diye düsünecegini, üç nokta koydukları takdirde ise "vay be, ekmek almaya gidiyor ama bak nasıl gidiyor! keske ben de ekmek almaya böyle gidebilsem. şimdi bu, yolda kimbilir ne felsefi düşüncelerle yoğrulur, ne duygulu anlar yaşar, hangi soyut kavramlar üzerinde hangi akıl yürütmeleri yapar acaba?" diye düşüneceğini sanırlar. büyük yanılgı içindedirler.

Pazar, Haziran 06, 2010

dadundan yinmez*







Kafanızın uyuştuğu yönetmenle çalışmaktan keyiflisi yok.Aynı kompozisyonun içine girebilmek ve birbirini tamamlamak .Sadece stil direktörlüğünde iş daha kolay ama sanat yönetmenliği ve stil konsept sorumluluğu daha kanırtan bir durum .Gel gör ki canınızdan çok sevdiğiniz yönetmenler yani arkadaşlarınız olunca; o iş dadundan yinmez!